|
|
Archive for the Tag 'Güneşten Korunma'
Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Remzi Aydın, “Hamilelik Döneminde Güneşin Yararlı ve Zararlı Etkileri” hakkında bilgi verdi.
-
Hamilelikte güneş ışığı faydalı mıdır? Güneş ışığı, içerdiği ultraviyole ışınları sayesinde cilt altı yağ dokusunda aktif D vitamini oluşmasını sağlar. D vitamini esas olarak bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırarak, hamilelikte artan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını sağlar. Bu sayede bebek için gereken kalsiyum, anne adayının kemiklerindeki depolar yerine, yiyeceklerden karşılanmış olur. Bu da annenin, ileri yaşlarda kemik erimesi riskini azaltan bir faktördür.
-
Gebelik döneminde güneşlenmek, bebekte şeker hastalığını engeller mi? Kalsiyum eksikliğini önlemeyerek ‘Autoimmun’ denilen, bağışıklık sistemi hastalıklarının da (Çocukluk dönemi şeker hastalığı, tiroid yetmezliği gibi) engellendiği öne sürülmüştür. Her ne kadar teorik olarak doğru olabileceği düşünülse de, ileriye dönük çalışmalar ile gerçekliği kanıtlanmış değildir.
-
“Güneşlenmek” hamilelik döneminde ne kadar güvenlidir? Son yıllarda güneş ışığının cilt kanserine yol açma riskini gösteren bilimsel araştırmalar ile birlikte ‘bronz ten’ artık sağlık ve güzellik göstergesi olmaktan çıkmıştır. Üstelik hamilelikte, hormonların etkisi ile güneş lekelerinin arttığı, gebeliğin son aylarında alın, burun ve elmacık kemiklerinin üstünde ortaya çıkan kırmızılığın (yani gebelik maskesi) belirginleştiği bilinmektedir. Gebelik dönemlerinde güneşlenmenin bir diğer sakıncası da anne adayının su kaybına duyarlılığının artmasıdır. Yazın aşırı sıcaklar ve güneş, bol miktarda sıvı kaybına, bu durumun da ‘güneş çarpması’ denilen hastalığa yol açması ihtimali daha sıktır. Fazla sıvı kaybı, bebeğe giden kan miktarını azaltmaya yol açması nedeniyle oldukça önemlidir. Bu nedenle hamilelerin, bu günlerde sıvı alımını normalin en az iki katına çıkarması gerekmektedir.
-
Güneşlenmenin sakıncaları varsa, D vitamini ihtiyacı nereden karşılanmalıdır? Eğer mevsimlerden kışsa veya ev dışına hiç çıkılmıyorsa, kalsiyum tabletleri ile beraber az bir miktar D vitamini takviyesi uygundur. Yoksa günde 2 defa 15 dakikalık yüz ve kolların açıkta olduğu şekilde güneş banyosu yapmak yeterlidir.
-
Güneşten korunmak için kullanılan kremler, hamilelikte zararlı mıdır? Bu tür kremlerde kullanılan kimyasalların hepsinin, gebelerde kullanım için güvenli olduğu kanıtlanmış değildir. Bunun için prensip olarak, mümkün olduğunca güneş koruyucu kremler kullanmaktan (özellikle ilk 3 ay) kaçınmak gereklidir. Fakat her şeye rağmen, eğer güneş altında uzun süre kalınması gerekli ise yüksek koruma faktörlü kremleri kullanmak hiç kullanmamaktan daha iyidir.
Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayfer Aydın, (UV) güneş ışınlarının insan cildinin erken yaşlanmasına neden olduğunu belirterek özellikle yazın güneşten korunma önerilerini sıraladı.
-
Uzun saatler güneş altında kalmayın. Güneş ışınlarında zararlı etkilere neden olan Ultraviyole (UV) ışınları, deri yaşlanmasının yanında deri kanserinin ve deride “hiperpigmentasyon” denilen düzensiz lekelerin oluşmasına da yol açıyor. Daha çok güneşe maruz kalan yüz, göğüs ve kollarda, kırışıklıklar, çiller, güneş lekeleri olarak bilinen yıldız şeklinde kahverengi lekeler, bacak ve kollarda ufak beyaz lekeler oluşuyor. Güneş ışınlarına maruz kalındıkça lekelerin renklerinde koyulaşma daha belirgin olarak ortaya çıkıyor. Bu lekeleri tetikleyen etkenler atasında güneş ışınlarının yanı sıra solaryum da yer alıyor. Bu kahverengi lekeleri kişinin hormonal dengesi, genetik özellikleri, yeme içme düzeni ve ilaçlar da etkiliyor. Deride ise solukluk, kuruluk, tahriş ve esneklik kaybı, deri esnekliğinde artma, gevşeklik, kılcal damarlarda çatlama gibi değişiklikler meydana geliyor. Ultraviyole radyasyon, deri yaşlanmasının yanında deri kanserleri ve deride hiperpigmentasyon denilen düzensiz lekelerin oluşmasına sebep olur.
-
Deri kanseri gerçeğini unutmayın. Yapılan deneylerde, güneşten tam olarak korunan çocuklarda deri kanserinin yüzde 98 oranında azaldığı görülüyor. Güneşlenmenin son 50 yılda artması, deri kanserlerinin görülme sıklığını da artırıyor. Özellikle ışık gören bölgelerde sert, kızarık, üzeri damarlı bir yapıda olan yaralar, koparıldıkça tekrarlayan kabuklanmalar, birden koyulaşan (siyahlaşan) benler, kenarları düzensizleşen, hızla büyüyen, etrafında beyaz renkli hale oluşan, renk değişiklikleri gelişen benler deri kanserlerinin belirtileri olarak kabul ediliyor.
-
Güneşe karşı en büyük yardımcılarınız. Güneşten koruyucu, en az 50 faktör olan kremler sürülerek güneşe çıkılması gerekiyor. Yüzü ve vücudu kaplayacak şekilde sürülmesi gereken kremler denize girip çıktıkça etkisini kaybedeceğinden, gün içinde birkaç kez tekrarlanması öneriliyor. Ancak bu koruma faktörlerini kullanmak bizlere yine de tüm gün ve özellikle güneş ışınlarının daha dik geldiği ve daha zararlı olduğu öğlen saatlerinde güneşte uzun süreli kalma hakkını vermez. Koruyucu kremlerin yanı sıra şapka ve güneş gözlüğü kullanarak, gölgede ve 11.00- 16.00 saatleri dışında güneşlenmek gerekiyor.
-
Yazın cilt sağlığını korumak için…
- Açık renkli ve koruyucu tarzda giyinilmeli.
- Güneş gözlüğü kullanılmalı.
- Geniş kenarlıklı şapkalar kullanılmalı.
- UV ışınlarının en yoğun olduğu 11:00 - 13:00 saatleri arasında gölgede kalmaya özen gösterilmeli.
- Güneşe çıkmadan yarım saat önce güneş koruyucu krem sürülmeli.
- 6 aydan küçük bebekler uzun süre güneşte bekletilmemeli.
- Güneşten korunmaya erken çocukluk yaşlarında başlanılmalı.
Koruyucu kreminizi güneş altında değil, güneşe çıkmadan önce sürün.
- Yaşamın ilk altı ayında bebeklerin doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalarına dikkat edin. Doktorunuza sormadan güneş kremi sürmeyiniz.
- Güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce daha büyük çocuklara güneş kremi sürülmeli. Özellikle giysilerin korumadığı alanlara dikkat edilmeli.
-
İlk başta birkaç, daha sonra 20 dk.’ya kadar doğrudan güneş ışığına çocuğunuz çıkarılabilir.
-
Bebeğiniz altı aylık olduktan sonra çantasında mutlaka güneş kremi bulundurun.
-
Güneşe maruz kaldığında çocuğunuza gölgelikli şapka takın. Bunun dışında denize bile girse vücudunun üst kısmını koruyacak bir giysi giydirin. Giysiler hafif ancak sık dokunmuş olmalı.
-
Çok sıcak havalarda dışarıdaki kalışınızı günün erken veya geç saatlerinde yapın. Mümkün oldukça günün ortasında dışarıda bulunmayın.
-
Su ile oynayan çocuklarınıza suya dayanıklı güneş kremi sürün. Oyun bitince kurulayın ve tekrar güneş kremi sürün.
-
Çocuğunuz herhangi bir ilaç kullanıyorsa ışığa duyarlılık yaratmadığından emin olun.
-
Çocuğunuz için en iyi örneği siz oluşturun ve kendinizi koruyun.
Güneş kreminizi seçerken…
-
Bebek ve çocuklarda 20-30 koruma faktörü yeterlidir.
-
Çok açık tenlilerde 30 uygundur.
-
Ürün kısa ve uzun ultraviole ışınlardan korumalı (UVB ve UVA).
-
Ürünlerdeki bazı maddeler allerjik cilt cevaplarına yol açabilmektedir. Bunlar PABA içeren ürünlerdir. Çocuğunuzun ön koluna bir gün öncesinden üründen bir santimetrelik alana sürün. Üzerine yara bandı yapıştırın. Bir gün sonra yara bandını çıkarın ve çocuğunuzu güneşe çıkarın (Vücudunun diğer bölgeleri giysi ile korunurken). Herhangi bir kızarıklık gelişirse o bölgede başka bir ürün kullanın.
-
Suda koruma için ürünlerde 2 özellik vardır: “waterproof” 4 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır. “Waterresistant” 2 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır.
Kaynak: Etiler Memorial Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Mamur.
- “Bebektir üşür” demeyin, siz nasıl giyiniyorsanız çocuğunuzu da öyle giydirin. Siz nasıl rahat ediyorsanız bebeğiniz de o şekilde rahat edecektir. Yani sıcak ortamda size bir tişört ve şort yetiyorsa, bebeğiniz için de aynı şey geçerli. Güneşten koruyan bir şapka, ince pamuk bir giysi idealdir.
-
“Çok üşüdü” ve “çok ısındı”; bu iki kavram eşdeğerdir. Buna göre davranmalısınız. Bebeğinizde kuru cilt, ateş, ishal, sinirlilik veya uykuya eğilim, havale gibi belirti ve bulgular, onun aşırı derecede ısındığını ifade eder. Hemen tıbbi yardım almanız gerekir.
-
Bulutlu günlerde bile çocuğunuzu güneş ışınlarından koruyun.
· Güneş ışınları 10:00-15:00 arası dönemde en etkilidir.
· Güneş ışınlarının yüzde 80’i bulutlardan geçebilmektedir, dolayısıyla bulutlu günlerde bile güneşten korunmak gerekir.
· Su ve kum güneşin ışınlarını yansıtır dolayısıyla cildin etkilenmesini arttırır.
· Ciltte su ultraviole ışınların geçişini kolaylaştırır. Dolayısıyla suda daha fazla korunma gerekmektedir.
· Güneş şemsiyeleri veya ağaçlar güneşin etkilerinden korunmak için yeterli değildir.
· 0-12 aylık çocukların ciltleri özellikle ince olduğundan güneş ışınlarına karşı çok hassastırlar. Bu dönem içinde gelişen önemli bir güneş yanığı, çocuğunuzun ileriki yaşamında ölümcül cilt kanseri riskini ikiye katlamaktadır. Bunun dışında erken yaşlarda bronzlaşmanın bile ileride cilt kanserine yol açabileceği gösterilmiştir. Cilt kanserlerinin yüzde 90’ı önlenebilmekle birlikte bunlara güneş sebep vermektedir.
· Açık tenli ve açık göz renkli kişiler daha da risktedir. Ancak kimse güneşin etkilerine bağışık değildir.
· Güvenli bir bronzlaşma diye bir kavram yoktur. Hepsi bir derecede cilde zarar vermektedir.
· Burun, dudak ve kulaklar güneşin etkilerine en açık vücut alanlarıdır.
Etiler Memorial Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Mamur’dan “Çocuğunuzla Sağlıklı Bir Tatil Geçirmenin Püf Noktaları”
Yaz geldi, herkes tatil yörelerine koşup güneşlenmek için kendini sahile atacak. Ancak güneşin cildinize zararlı olduğunu unutmayın ve aşağıdaki önlemleri dikkate alın:
- Güneş ışınlarının dik geldiği saatler olan 11-15 arasında dışarıda uzun süre kalmayın.
- Güneş kremini güneşe çıkmadan yarım saat önce sürün ve iki saatte bir yenileyin.
- Şapka ve UV korumalı gözlüğü eksik etmeyin.
- Antioksidan içeren meyve ve sebzeler tüketin.
- En az 7-8 bardak su için.
- Antioksidan içeren nemlendiriciler kullanın.
- Çocukluk döneminde, çitte su toplamasına yol açabilecek kadar güneş yanıklarına maruz kalan kişilerde, ileride cilt kanseri riski daha fazladır. Bu nedenle çocuklarınızı güneşten koruyun.
|
|