|
|
Archive for the Tag 'güneş'
Hava sıcak ve nemli. Kendinizi halsiz ve yorgun hissediyorsunuz. Özellikle yemek sonraları sıkıntınız artıyor; midede ağrı, yanma, karında şişkinlik-rahatsızlık ve kabızlık sorunu yaşıyorsanız, yaz döneminde beslenme ve yaşam biçiminize daha fazla dikkat etmelisiniz. Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Duygu İbrişim, sıcak havalarda yemek yerken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
-
Tatil köylerinde aşırı yemekten kaçının. Güzel bir oteldesiniz. Açık büfe yemekler, çeşit çeşit tatlılar… Hava sıcak, güneşe maruz kaldınız ve ağır bir yemek sonrası kendinizi iyi hissetmiyorsunuz. Yaşayabileceğiniz sindirim sorunları bir yana bir de tatili dönüşü fark edeceğiniz yeni kilolar var.
-
İşte hem tatil köyünün tadını çıkarıp hem de sağlıklı ve formda kalmak için 10 temel öneri:
- Sabah kahvaltı öncesi bir bardak ılık su için.
- Kahvaltıda yağlı hamur işleri ve tatlılar yerine ekmek, peynir, zeytin, domates gibi klasik bir Türk kahvaltısını tercih edin.
- Öğlen yemeğinin hafif olmasına özen gösterin. Zeytinyağlı sebze yemekleri, salatalar, yoğurt veya cacık uygun yiyeceklerdir.
- Akşam yemeğine bir kase çorba ile başlayın. Çorba size sıvı ve elektrolit desteği sağlar, midenizi rahatlatır, hazmınızı kolaylaştırır ve daha kolay doyarsınız.
- Açık büfeyi önce şöyle bir gezin, yiyeceğiniz yemekleri seçin, böylece gördüğünüz her şeyi arka arkaya tabağınıza doldurmamış olursunuz.
- Bir öğünde birbirinden farklı pek çok şeyi tüketmeye çalışmayın. Örneğin hem kızartma hem makarna hem de hamur tatlılarını aynı öğün için planlamayın. Gözünüz kızartmalarda ise bunu yoğurt ve ekmekle tamamlamayı deneyin.
- Madem tatil köyüne geldiniz, sadece yemek yiyip dinlenmeyin, serin saatlerde olmak kaydı ile bol bol yüzün ve yürüyüş yapın. Böylece hem kalori harcarsınız, hem metabolizmanız hızlanır, hem de vücudunuz forma girer.
- Gün içinde bol su için. Öğün aralarında meyve yemeyi unutmayın. Ayran, su ve tuz ihtiyacınızı karşılayan ve tok tutan sağlıklı bir içecektir. Asitli ve konsantre hazır içecekleri en aza indirin.
- Alkol tüketiminde aşırıya kaçmayın.
- Akşam yatana kadar sürekli atıştırmaktan kaçının.
-
Sık aralıklarla ve bol su tüketilmeli. Yaz aylarında sıcak ve nem nedeni ile su ve tuz kaybı daha fazladır. Gün içinde sık aralıklarla ve günde 2-3 litre su tüketilmesi su kaybını yerine koyarak, daha zinde hissetmeye yardımcı olur. Sıvı olarak, çay, kahve, hazır meyve suları ve gazlı içecekler su kaybını arttırdıkları ve sindirim sistemi rahatsızlıklarını kolaylaştırdıkları için sınırlı miktarlarda alınmalıdır.
-
Öğünlere dikkat. Sıcak havada sık aralıklarla ve küçük porsiyonlar halinde beslenme mide ve bağırsak problemlerinin kontrolünde yararlıdır. Öğünlerde haşlama ve zeytinyağlı yemeklerin tercih edilmesi, kızartma, baharatlı yiyecekler ve hamur işlerinin azaltılması gereklidir. Taze meyve ve sebzeler vitamin ve mineral içerikleri ile daha sağlıklı ve dinamik hissetmenizi sağlar.
-
Yürüyüş sindirim sistemini çalıştırır. Yaz döneminde sıvı kaybı ile birlikte kabızlık şikayetlerinde de artış olur. Bol sıvı alınması, sık aralıklarla düzenli beslenme, meyve ve zeytinyağlı sebze yemeklerinin tüketilmesi temel önlemlerdir. Havanın serin olduğu sabah ve akşam saatlerinde açık havada yapılan yarım saatlik tempolu yürüyüş de sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına yardımcı olur.
Güzellik, Sağlık kategorilerine Jul 31st 2008 tarihinde gönderilmiştir.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, hamileliğin ile aylarından itibaren kadınlarda sıcaktan etkilenme başladığını vurgulayarak oluşan rahatsızlıkları ve yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor:
-
Vücut ısıları yükselen, tartıları ve kan hacimleri artan, akciğer kapasiteleri daralan hamileler için sıcaktan korunmak daha da önemli. Özellikle hamileliğin ilk yarısında hipotansiyon -tansiyon düşüklüğü- sık rastlanan bir şikayettir. Yaz aylarında ısı ve terleme ile oluşan sıvı kaybı eğer yerine konmazsa bayılmalara neden olabilir. Bu nedenle, her zaman olduğu gibi, 1,5 – 2 litre sıvı, özellikle de su içilmesi gebelikte daha büyük önem taşır. Sık aralıklarla az miktarda su içmek ve yemek yemek hem sıvı açığının oluşmasını engeller; hem de hipoglisemi (düşük kan şekeri) nedeniyle görülebilecek rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir. Yaz aylarının nimetlerinden faydalanıp, bol bulunan meyve ve sebzelerden tüketmek en sağlıklısı. Bebeğin gelişimi için yeterince protein ve kalsiyum alınması da çok önemlidir. Yaz ayları dondurmasız geçmez. Hamileler dikkatli olmalı, iki canlıyım, bebek istedi diyerek aşırı tüketen annelerde şeker hastalığı olma olasılığını akıldan çıkartmamak gerekir. Hamilelikte mide boşalma süresi uzadığından, hazmı zor, kızartma, aşırı yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçınmak gerekir.
-
Gebelikte kan hacmi ve damar geçirgenliğinin artması ile özelikle ayak ve bacaklarda görülen ödemin rahatsızlık verici boyutlara ulaşabilir. Ödeme sıcakların etkisi ile toplardamarların genişlemesi de eklenince, hamileler evde giyecek ayakkabı bulamayabilirler. Sıvı alımına dikkat ederken, sodyum -tuz- alımına da özen göstermek gerekir. Kesin bir tuz kısıtlaması yapılmamalı, ancak tuzlu çerez, işlenmiş gıdalar, şarküteri gibi aşırı tuzlu yiyecekler tercih edilmemelidir. Uzun süre ayakta durmak, oturmak ya da güneşte kalmak ödemi arttırabileceğinden, gün ortasında 11.00–16.00 arası doğrudan güneşte kalmaktan sakınmak, kısa yürüyüşler yapmak ve ödem olması durumunda yatarak ayakları yükseltmek alınabilecek önlemlerdendir.
-
Hamilelikte önerilen en ideal sporlardan biri yüzmedir. “Eğer kanama, düşük tehdidi, yüksek tansiyon, erken doğum gibi hamileliği komplike eden bir durum yoksa, son aya kadar deniz veya havuzun temiz olması ön koşulu ile yüzmek, sıcaklarla mücadele etmenin en güzel yollarından biridir. Ayrıca hamilelik boyunca aktif olmak kan şekerini düzenler, oksijen kullanımını arttırır, tartı alımını dengede tutar ve normal doğumu kolaylaştırır.
-
Hamilelerin giyim tarzının da rahat olması gerekir. Hamile bayanın giyimi, ayaklarda oluşan kan göllenmesini arttırmayacak şekilde, diz kalça ve belde rahat olmalı, yaz aylarında gereksinime göre eklenip çıkartılabilecek özellikte ince katmanlardan oluşmalıdır. Hamilelikte cilt lekelenmeye yatkındır ve hamilelikte oluşan kloazma adı verilen gebelik maskesi gebelikten sonra da kozmetik sorun yaratabilmektedir. Güneş lekelenmenin oluşumunu arttırır. Gün ortasında doğrudan güneş altında kesinlikle bulunulmamalı, şapka, güneşlik, giysiler ve yüksek koruma faktörlü ürünlerle güneşin zararlı etkilerinden korunmalıdır. Ayrıca annenin vücut ısısının artması, gelişen bebeğe zarar verebileceğinden, uzun güneş banyoları ve solaryum önerilmez. Özetle hamileler güneşten sakınmalı, bol su içmeli ve denizin keyfini çıkarmalılar.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu
Koruyucu kreminizi güneş altında değil, güneşe çıkmadan önce sürün.
- Yaşamın ilk altı ayında bebeklerin doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalarına dikkat edin. Doktorunuza sormadan güneş kremi sürmeyiniz.
- Güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce daha büyük çocuklara güneş kremi sürülmeli. Özellikle giysilerin korumadığı alanlara dikkat edilmeli.
-
İlk başta birkaç, daha sonra 20 dk.’ya kadar doğrudan güneş ışığına çocuğunuz çıkarılabilir.
-
Bebeğiniz altı aylık olduktan sonra çantasında mutlaka güneş kremi bulundurun.
-
Güneşe maruz kaldığında çocuğunuza gölgelikli şapka takın. Bunun dışında denize bile girse vücudunun üst kısmını koruyacak bir giysi giydirin. Giysiler hafif ancak sık dokunmuş olmalı.
-
Çok sıcak havalarda dışarıdaki kalışınızı günün erken veya geç saatlerinde yapın. Mümkün oldukça günün ortasında dışarıda bulunmayın.
-
Su ile oynayan çocuklarınıza suya dayanıklı güneş kremi sürün. Oyun bitince kurulayın ve tekrar güneş kremi sürün.
-
Çocuğunuz herhangi bir ilaç kullanıyorsa ışığa duyarlılık yaratmadığından emin olun.
-
Çocuğunuz için en iyi örneği siz oluşturun ve kendinizi koruyun.
Güneş kreminizi seçerken…
-
Bebek ve çocuklarda 20-30 koruma faktörü yeterlidir.
-
Çok açık tenlilerde 30 uygundur.
-
Ürün kısa ve uzun ultraviole ışınlardan korumalı (UVB ve UVA).
-
Ürünlerdeki bazı maddeler allerjik cilt cevaplarına yol açabilmektedir. Bunlar PABA içeren ürünlerdir. Çocuğunuzun ön koluna bir gün öncesinden üründen bir santimetrelik alana sürün. Üzerine yara bandı yapıştırın. Bir gün sonra yara bandını çıkarın ve çocuğunuzu güneşe çıkarın (Vücudunun diğer bölgeleri giysi ile korunurken). Herhangi bir kızarıklık gelişirse o bölgede başka bir ürün kullanın.
-
Suda koruma için ürünlerde 2 özellik vardır: “waterproof” 4 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır. “Waterresistant” 2 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır.
Kaynak: Etiler Memorial Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Mamur.
|
|